2010’da beklenen İnternet tehditleri TıkLayın!!

İnternet teknolojisi gelişirken korsanlar da boş durmuyor. Teknik anlamda kendini sürekli olarak güncelleyen korsanlar kurumların bilgi güvenliğini tehdit etmeye devam ediyor… AVG Technologies Pazarlama Müdürü Gareth Williams son yıllarda birçok kişinin, temel düzeyde koruma çözümleri yerine tam koruma çözümlerini tercih ettiğini söylüyor. Bu eğilimin 2009 yılı boyunca devam ettiğini dile getiren Williams, artan güvenlik tehditleri nedeniyle 2010 yılı boyunca da güvenlik yazılımlarına rağbet olacağını tahmin ettiklerini dile getiriyor. Willams, internetin yaygın kullanımı ile birlikte internet tehditlerinin azalmak yerine çoğaldığını belirterek 2010 yılında bu tehditlerin daha da hızlı ve organize olacağı konusunda tahmin yürütmenin yanlış olmayacağını söylüyor.

İşte 2010 yılında beklenen tehditler…

2010 yılında kimlik hırsızlığı artacak

Yıllardır kötü niyetli kişiler zararlı kod ve internet siteleri aracılığı ile doğrudan ya da dolaylı olarak masum kullanıcıların kimlik bilgilerini çalıyor, verilerini ele geçiriyor. Sosyal ağların giderek daha fazla kullanılması kimlik hırsızlığını da oldukça artırdı. İnsanlar hala Nijerya’da bir diktatörün yakınlarına yardım ettiklerine inanıyorlar, hiç almadıkları piyangoyu kazandıklarına ya da gerçekten hiç tanımadıkları uzun süre kayıp olan çok zengin bir yakınlarının olduğuna veya benzeri şeylere inanıyorlar ve iyi niyetli avukatın onlara yardım ederek kalan mirasa kavuşturabileceğini düşünüyorlar.

Kimlik hırsızları sosyal ağlar ile ya da bilgisayarınıza erişim sağlayarak hakkınızda bilgi dosyalarına ulaşabilir, böylece kişisel bilgilerinizi çalabilirler. Kimlik hırsızları bir kez tüm bilgilerinize sahip olduğunda internet üzerinden alışverişlerde kredi kartı bilgilerinizi kullanabilir.

Çevrimiçi oynanan oyunlar kimlik hırsızlarının hedefi

Çevrimiçi oynanan oyunlar da artık kimlik hırsızlarının hedefleri arasında. Kötü niyetli bu kişiler çevrimiçi oynanan oyunlardaki kullanıcı isimlerini ve şifrelerini dahi çalıyor ve en favori oyunlarınızdaki kazançlarınıza ulaşabiliyor.

Botnetlere dikkat

2010 yılı internet tehditlerinden bir diğeri ise bilgisayarınızın yine kötü niyetli kişiler tarafından botnetlerin bir parçası haline getirilmesi. Botnetlerin bir parçası haline gelen bilgisayarınız, kaynaklarınızı ve internet bant genişliğinizi spam göndermek, virüslü internet sayfaları, yasadışı yazılım yükleme, film, müzik, çocuk pornografisi vs. gibi tehlikeli işlemler için kullanılabilir.

Geçici internet tehditleri

2010 yılında siber suçlular hızlarını geliştirmeye devam edecekler, kampanyalarını alandan alana, sunucudan sunucuya taşıyabildiklerini göreceğiz. Son zamanlarda giderek artan bir şekilde kötü niyetli kişiler tarafından günlük olarak kurulan yüz binlerce yeni internet sitesini ve sayfasını görüyoruz. Bu siteleri kötü amaçları için kullanıyorlar. Bu onlara bir haftadan fazla bir süre bazı güvenlik sağlayıcıları tarafından kullanılmaya başlanılan itibar tabanlı güvenlik ağlarında iyi bir derece elde etmelerini sağlıyor. Sonrasında kötü niyetli kişiler “masum internet sayfalarını” değiştiriyorlar ve aynı internet sayfaları üzerindeki zararlı yüklerle birlikte yaşıyorlar. 2009’un başında AVG araştırmacılarının raporladığı zehirli internet tehditlerinin yüzde 60’ı bir günden yüzde 75’i ise 30 günden az bir süre aktifti.

İtibar tabanlı ağlar ve kara listeler bu zehirli internet sitelerini fark ettiğinde siber suçlular internet sitelerini ve sayfalarını başka bir alan ve sunucuya taşımış oluyorlar.

Gündemdeki olayların istismarı, haberler ve dedikodular

Bazı çete üyeleri yakın zamanda popüler çevrimiçi arama hizmetlerini manipüle etmek konusunda başarılı oldular. Doğal olarak bu kişiler başarı sağladıkları alanlarda yatırım için daha fazla çaba harcıyorlar. Arama sonuçlarını hızla ilk sıralarda çıkarabiliyorlar. Bir ünlünün ölümü, seçim kavgaları ve video klipler gibi konular kötü niyetli kişiler tarafından hemen istismar ediliyor. Siber suçlular araştırma sonuçlarında tıklanan linkleri zararlı internet sayfalarına yönlendiriyorlar. 2010 yılında bu şekilde birçok özel zararlı yazılım saldırıları görmeyi bekliyoruz.

Sosyal ağlar ve Web 2.0

Kesinlikle kötü niyetli kişiler bu konuda başarısız değiller ve kendi İnternet 2.0 becerilerini geliştiriyorlar. Koobface solucanı Facebook’u hedefliyor ve bu durum kullanıcı sayısı düşünüldüğünde kaygı verici. Sosyal ağ sitelerinin taktikleri sizinle arkadaş listeniz üzerinden bağlantı kurabilirler. Muhtemelen bu tür şeyleri 2010 yılında daha fazla göreceğiz.

Gelişmekte olan ülkelerdeki tehditler artacak

Gelişmekte olan ülkeler internette zayıf güvenliğe sahip. Bilgisayar sayısı ve internete bağlanan insan sayısında hala hızlı bir büyüme yaşanıyor. Çin, Hindistan, Brezilya vb. gibi ülkelerde birçok insan internete gelişmiş bağlantı hızı ile bağlanıyor. Ne yazık ki bu kişilerin bir çoğu korsan yazılım kullanıyor ve bu şekildeki programlar güvenlik yamaları ile güncellenemiyor. Bu durum kötü niyetli kişilerin bu bilgisayarları hedef seçmesini kolaylaştırıyor. Bunları kontrol altına alıp suç faaliyetlerinde bir güç kaynağı olarak kullanmaya başlıyorlar. 2010 yılında gelişmekte olan ülkelerdeki tehdit oranında büyük bir artış olmasını bekliyoruz.

Küresel ekonomik krizin güvenlik üzerindeki etkileri

Her ne kadar mevcut ekonomik krizin etkileri eşit olarak dağılsa da Amerika, Avrupa ve Asya’nın bazı bölümlerinde özellikle istihdam alanında ciddi sonuçlar yaşandı. Suç oranları ekonominin sıkıntılı zamanlarında yükseliyor. Birçok kişi ekonomik sıkıntılar yüzünden siber suçluların arasına katılmayı ikna edici bulacaktır.

İşletmeler hala kayıtsız

Eğer işletmelerin IT departmanları ve güvenlik yöneticileri iş istasyonları ile sunucuları düzgün güncelleme ile korurlarsa, çalışanlar nelerin olabileceğine karşı tehditleri iyi anlar ve bilirlerse daha tedbirli davranabilirler. Sadece, bu duruma karşı sürekli olarak dikkatli olmak ve ihtimal planlaması yapmak gerekir. 2009’da yaşanan üzücü olaylar gösterdi ki bir çok işletme düzgün korunmuyor.

IT ve güvenlik yöneticileri “tehlikeleri uzak tutmak için güvenlik duvarına ve diğer ağ güvenlik açığı tabanlı saldırıları ve porno temaları, oyunlar ve diğer zararlı sitelerini dururmak için içerik filtresine sahibiz” diye rahat edebiliyor.

Bu tutumun anlamı bir çok işletmenin zayıf güncelleme politikalarına sahip olmaları. Bu zayıflıklar çoğunlukla siber suçlular tarafından kullanılıyor. Ayrıca siber suçluların yasal reklam ağları ve hatta en büyük reklam ağlarından reklam hizmetlerini satın aldıkları gerçeğini görmezlikten geliyorlar. Bu reklamlar yasal internet siteleri üzerinden harika bir şekilde çalışıyor gibi görünüyor. Kötü niyetli kişilerin bu saldırı şeklini genişletmesinden dolayı işletmelerin bu durumdan çok fazla zarar görmesini bekliyoruz.

Tehditler azalmak yerine artacak

Ne yazık ki güvenlik tehditleri 2010 yılında her zamankinden daha zararlı ve hedefli olacaklar ve daha sık karşımıza çıkacaklar. Zararlı yazılım ve siber suçlar organize suç tarafından bir iş modeli olarak yürütülüyor.

Tehditlerin doğasını ve amaçlarını anladıysanız kaygılanmanıza gerek yok. Bilgisayarınız için iyi bir güvenlik korumasına sahip olmanız ve tüm yazılımları güncel tutmanız korunmanıza yardımcı olacak. Şirketlerin “2010’da güvenli olmak için gerekli donanıma sahip miyiz” sorusunu sormasının tam zamanı…

Bilgisayara dalan çocuk öğrendiklerini unutuyor

Ders çalıştıktan sonra bilgisayara dalan çocuk, öğrendiklerinin yüzde 70′ini unutuyor.

Pedagog Fatih Kalkınç, ders çalıştıktan sonra bilgisayar ve televizyon ile meşgul olan öğrencinin çalıştığı dersin yüzde 70′ini unuttuğunu söyledi.

Kalkınç, Tarsus Özel Bahar İlköğretim Okulu öğrenci, veli ve öğretmenlerine yönelik, başarılı olmada veliye ve öğrenciye düşen görevler hakkında konferans verdi. Günlük ders çalışma ve ilgili dersin evde tekrar edilmesinin önemini vurgulayan Kalkınç, cep telefonu, televizyon ve bilgisayarın kontrolsüz bir şekilde kullanılmasının dikkat ve öğrenmeyi olumsuz etkilediğini ifade etti.

Bu konuda yalnız öğrenci değil velilere de çok büyük sorumluluklar düştüğünü belirten Kalkınç, “Televizyon izlerken 1 saniyede gözümüz önünden 25 kare resim geçiyor. 1 saatlik bir izlenme sonucunda ise 90 bin kare resim insan gözü önünden geçmektedir. Bunun sonucunda beyin ve göz deforme olmaktadır. Haftada en az 3 kitap yılda ise 144 kitap okumak öğrencide dikkat, muhakeme, bilgi ve yorum yapmada üstün bir vasıf elde edecektir.”dedi.

Bebeğiniz kız mı erkek mi?

Size verilen ipuçlarıyla bebeğinizin cinsiyetini tahmin edin!

Bebeğinizin cinsiyetini tahmin etmekten daha keyifli ne olabilir? Herkes oyunun içine dahil olmak ister. Eğer markette sizi tanımadığınız biri durdurup bebeğinizin cinsiyeti ile ilgili tahminlerde bulunursa şaşırmayın. Yaklaşık yüz yıldır, anne adayları zamanla iyiliğini ispat etmiş methodlara güveniyor ve bebeklerinin cinsiyetini tahmin ediyorlar. BU koca karı yöntemleri artık geçmişte kalsada ultrason gibi kesin yöntemlerden çok daha eğlenceliler. Bebeğinizin cinsiyetini tahmin ederken eğlenin!

Erkekse:

Hamileliğin ilk zamanlarında sabah hastalıkları yaşamazsınız

Bebeğinizin kalp atış hızı dakikada 140 dan daha azdır

Ağırlığı karnınızın ön bölümünde taşırsınız

Karnınız basketbol topu gibidir

Göğsünüzün çevresi gözlenebilir şekilde koyulaşır

Ekşi ve tuzlu yiyeceklere aşerersiniz

Et ve peynir gibi proteinlere aşerersiniz

Ayaklarınız hamilelikten önce olduğundan daha soğuktur

Ayağınızın üzerindeki tüyler hamilelik sırasında daha çabuk uzarlar

Elleriniz çok kurudur

Uyurken yastığınız kuzeye bakar

Baba adayı da sizinle birlikte kilo alır

Hamilelik size güzellik katmıştır

İdrarınız açık sarıdır

Burnunuz genişler

Evlilik yüzüğünüzü karnınıza tuttuğunuzda yuvarlak çizer gibi hareket eder

Baş ağrıları yaşarsınız

Hamile kaldığınız zamanki yaşınızla hamile kaldığınız ayın rakamını toplarsanız elde ettiğiniz rakam çift sayıdır.

Kızsa:

Hamileliğin ilk zamanlarında sabah rahatsızlıkları yaşarsınız

Bebeğiniz kalp atış hızı dakikada 140 dır

Ağırlığı kalça ve arkanızda taşırsınız

Sol göğsünüz sağ göğsünüzden daha büyüktür

Saçınızda kırmızı parlak noktalar oluşur

Karnınız karpuz gibidir

Tatlıya aşerersiniz

Meyveye aşerersiniz

Portakal suyuna aşerersiniz

Hamilelikten önce olduğunuz kadar güzel gözükmezsiniz

Huysuzsunuzdur

Göğüsleriniz büyümüştür

Uyurken yastığınız güneye bakar

İdrarınız mat sarıdır

Evlilik yüzüğünüzü karnınıza tuttuğunuzda bir yandan diğer bir yana gider

Hamile kaldığınız yaşınızla hamile kaldığınız ayın rakamını toplarsanız elde ettiğiniz rakam tek sayıdır.

8 Mart Dünya Kadınlar Günü

Birleşmiş Milletler tarafından 1977 yılında ilan edilen 8 Mart Dünya Kadınlar Günü’nün geçmişi çok eskilere dayanıyor.
Kadınların erkeklerle eşit haklara sahip olmak yolunda verdiği savaşın temsili başlangıcı 8 Mart 1857 yılında ABD’nin New York kentinde başladı. Konfeksiyon ve tekstil fabrikalarında çalışan 40.000 işçinin insanlık dışı çalışma koşullarına ve düşük ücrete karşı başlattığı grev, polisin saldırısıyla kanlı bitti. Saldırı sırasında çıkan yangında çoğu kadın 129 işçi can verdi. İşçilerin cenaze törenine 100 bini aşkın kişi katıldı.
1910 yılında Danimarka’nın Kopenhag kentinde toplanan 2. Enternasyonale bağlı kadınlar toplantısında, Almanya Sosyal Demokrat Parti önderlerinden Clara Zetkin, bu yangında yaşamını yitiren 129 kadın işçi anısına 8 Mart gününün Dünya Emekçi Kadınlar Günü olarak kutlanmasını önerdi. Kadın hakları hareketini, özellikle oy hakkını onurlandırmayı amaçlayan Kadınlar Günü önerisi oy birliği ile kabul edildi.
1975 yılında Dünya Kadınlar Yılı’nı ilan eden Birleşmiş Milletler Örgütü, 16 Aralık 1977 tarihinde 8 Mart’ın tüm kadınlar için Dünya Kadınlar Günü olarak kutlanmasını kararlaştırdı. Kadınlara eşit hakların verilmesinin Dünya barışını güçlendireceği kabul edildi.
Böylece 8 Mart, dünyada kadınların yüzyıldır yürüttüğü özgürleşme mücadelesinin kutlandığı ve kadınların güncel taleplerinin ifade edildiği bir gün haline geldi.

F1′e sakın basmayın

Internet Explorer kullananlar dikkat. Bir internet sayfası F1 tuşuna basmanızı isterse sakın basmayın.

Microsoft yetkilileri Windows XP kurulu bilgisayarlar üzerinde Internet Explorer’da bir açık ihbarını değerlendiriyor.

Secunia güvenlik firması tarafından bütün güncellemeleri yapılmış Windows XP Service Pack 3 üzerinde, Internet Explorer 7′yi vuran bir açık keşfedildi.

Bu açık saldırgana zararlı kodlarla bezenmiş bir internet sayfası üzerinden, kullanıcının bilgisayarına müdahale etme imkanı tanıyor. Kullanıcıların karşısına pop-up çıkartan saldırganlar, F1′e basılmasını sağlayarak kullanıcıları kandırıyor. Zararlı kod, kullanıcı kanıp açılan pencerede yazığı gibi F1′e basarsa aktive edilebiliyor.

İncelemeler sürse de Microsoft’un ilk araştırmasına göre VBScript ve Windows yardım dosyalarının kullanıldığını tespit etmiş. Kısacası bir internet sayfası karşınıza açılan bir pencere çıkartır ve F1′e basmanızı isterse, basmayın.

Denizden ne çıksa yer miyiz?

Hani “Denizden babam çıksa yerim” diye bir laf vardır ya, acaba bunu söyleyenler bakalım bunları yiyebilecek mi?

Gerçi bunlar yenecek şeyler değil ama sonuçta denizden çıkmış değil mi?

5000 Yıllık Sakız

İngiltere Derby Üniversitesi’nden arkeoloji öğrencisi Sarah Pickin’in (23) Batı Finlandiya’daki kazı esnasında bulduğu 5 bin yıllık sakızın, eski devirlere ait bilinmeyen bazı bilgileri gün ışığına çıkarması açısından ilgi çekici olduğu açıklandı.

BBC’nin haberinde Neolitik Çağ’a ait olduğu kaydedilen; diş eti hastalıklarını iyileştirmek ve kap-kacak gibi gündelik eşyaları tamir etmek amacıyla kullanıldığı varsayılan sakızın üzerinde hala diş izlerinin olduğu belirtildi. Kazı ekibinin başkanı ve Pickin’in öğretmeni olan Prof. Trevor Brown, BBC’ye şunları söyledi:
“Bildiğiniz gibi huş ağacı kuzey ülkelerde yetişiyor. Bu ağacın reçinesinin fenol denen, antiseptik özelliği bulunan madde içerdiğini biliyorduk. Ancak bunun o dönemdeki insanlar tarafından bilinmesi bizi şaşırttı.”

Finlandiya’nın Kierikki bölgesinde kazı çalışmalarını yürüten 5 kişilik gönüllü öğrenci grubundan olan Sarah Pickin ise duygularını, “Tarihin izlerini keşfetmek ve açığa çıkarmak farklı bir his. Bu yörede çalışmaya devam edeceğiz. Yeni bulgular elde ettikçe cesaretim de artıyor” diyerek dile getirdi.

İnsan hayatında kaç kez hastalanır?

Bir insanın yılda yaklaşık 80 kez, baş ağrısı, kramp girmesi, sırt ağrısı ve soğuk algınlığı gibi hafif rahatsızlıklar geçirdiğini ortaya koydu.

Buna göre, yılda 21 gün ağrı kesici ilaçlar kullanıyoruz. Ortalama 78,5 yaşına kadar yaşadığımız varsayılırsa, ağrı kesici ilaç kullandığımız gün sayısı 1649 oluyor.

3000 yetişkin üzerinde yapılan araştırmaya göre, en yaygın diğer bir şikayet sık sık giren kramplar. Kramplar bir kişiyi yılda 19 gün etkiliyor ki bu da bir ömürde 1492′yi buluyor.

Yılda en az 16 kez baş ağrısı çekiliyor ve bu yaşam boyunca 1256 baş ağrısına tekabül ediyor. Araştırmaya göre ortalama bir Britanyalı yılda 14 kez, bir ömürde 1099 kez sırt ağrısı çekiyor.

Araştırmayı yaptıran şirketin yetkilisi, araştırmanın, bu rahatsızlıkların önemsizmiş gibi görünmesine karşın, toplamda ne kadar yıkıcı olabileceğini gösterdiğini belirterek, bu rakamlara ciddi hastalıkların dahil olmadığını hatırlattı.

Ömrümüzde en çok mustarip olduğumuz diğer hafif rahatsızlıklarsa kas çekilmesi, boyun tutulması, mide ve karın ağrıları veya bozuklukları, bunun kanamaları ve bilek burkulması.

Facebook gerçekleri

Facebook’a üye olmayan neredeyse kalmadı. Sosyal ağların şimdilik en popüleri olan Facebook hakkında şaşırtıcı rakamlar var.

* Facebook’a her gün 175 milyondan fazla kullanıcı giriyor. Bir başka deyişle üyelerinin yarısı her gün siteye girip bir şeyler yapıyor. Her gün 35 milyon üye durum mesajını değiştiriyor, 65 milyon üye cep telefonundan bağlanıyor. Üye sayısı son altı ayda yüze 40 arttı. Bu yılın ortasında üye sayısı 500 milyonu geçecek. (Avrupa Birliği üyesi ülkelerin toplam nüfusu 501 milyon kişi olduğunu hatırlayalım). İlginç bir ayrıntı olarak; üyelerin yüzde 70’i ABD dışı ülkelerden. Türkiye 3. sırada.

Popularity Of Social Networking Website Grows

* 250 Facebook uygulamasının 1 milyondan fazla üyesi var.

* 80 bin site üye girişi için Facebook hesaplarını kabul ediyor. Bu sayede 60 milyon kullanıcı bu sitelere giriş yaptı.

* İş dünyasının Facebook’u olarak adlandırabileceğimiz LinkedIN 50 milyon üyeyi geçti. Sadece Avrupalı üye sayısı 11 milyon. En hızlı geliştiği ülkeyse Hindistan.

* Twitter’da kayıtlı üye sayısı 75 milyonu aştı. Aktif üye sayısı 15 milyon civarı. Üyeler her gün 28 milyona yakın tweet mesajı yazıyor. Başka bir bakış açısıyla saat başı 1.3 milyon tweet demek bu. 2010’da toplam 10 milyar twit mesajı bekleniyor.

* Paylaşım sitesi Flickr’a yüklenen fotoğraf sayısı 4 milyarı geçti. Facebook’a ise her ay 2.5 milyar yeni fotoğraf ekleniyor.

* Katılımcı internet ansiklopedisi Wikipedia’nın 85 bin üyesi gönüllü olarak son 6 ayda 1 milyondan fazla makale girişi yaptı. Toplam madde sayısı 14 milyonu geçti.

* Facebook’ta fotoğraf ve video harici paylaşılan link ve bilgi adedi 3.5 milyardan fazla.

* Blog istatistiklerini tutan Technorati’ye göre blog sahiplerinin yüzde 15’i haftada 10 saatini blogları için harcıyor. Bu pek çok hobiye ayrılandan çok daha uzun bir zaman dilimi. Blogların yüzde 70’i herhangi bir çıkar ya da beklenti içinde olmadan markalardan bahsediyor. Yüzde 38’i belirli bir ürün ya da marka hakkındaki görüşlerini detaylı olarak paylaşıyor.

* Sosyal ağların mobil versiyonları akıllı cep telefonu pazarını da patlattı. 6 milyon adet satışla bu alandaki en belirleyici unsurlardan Apple iPhone için geliştirilen 140 bin farklı uygulama 3 milyar defadan fazla yüklendi.

* Sosyal ağ kullanıcılarını hedefleyen bilgisayar üreticilerinin yarattığı netbook kategorisi bilgisayar satışlarını patlattı. Sadece geçen sene 35 milyon netbook satıldı. Üç yıl sonraki hedef yıllık 140 milyon.

Yaşamı sonlandıracak dünyanın sonunu getirecek bir kaç sebep

Hepimiz gelecekle ilgili birçok plan yaparız ama günün bize neler getireceğini asla bilemeyiz. Belki de hep beklediğiniz iş teklifini aldınız ama ilk iş gününde işe giderken bir grup köpeğin saldırısına uğradınız. Bu talihsizlikleri bir yana koyarsak, bizim küçük planlarımızdan başka, yeryüzünün bizimle ilgili korkunç planları var. Hollywood dünyanın sonuyla ilgili depremler, seller, uzaylı saldırıları gibi saplantılı teorilerini yapadursun; aslında yeryüzü az duyduğumuz şekillerde dünyanın sonunu getirebilecek gücü içinde bulunduruyor. İşte bunlardan birkaçı…

1-Süper volkanlar
Hepimiz bir volkanın nelere yol açabileceğini az çok biliyoruz ama onların eteklerine şehirler kurmaya devam ediyoruz. Çünkü onların tekrar faliyete geçebileceğini hiç birimiz beklemiyoruz. Belki bu küçük volkanlar faaliyete geçse, bir şehri yok etmekten fazlasını yapamaz ama dünyada yedi tane potansiyel süper volkan var ki, bu volkanlar faliyete geçerse bir nükleer silahın yapabileceğinden çok daha fazla yıkıma neden olabilirler ve bunların hepsi aynı anda patlarsa yeryüzünde ne insanoğlu, ne de bir başka canlı türü kalır!

2-Verneshot (Taş yağmuru)
Bir gün yeryüzü bize kurşun gibi verneshot yağdırmaya başlayabilir. Bu olay süper volkanlarla benzer mantıkla gerçekleşiyor; sıcak kayalar yeryüzünden fırlamaya başlıyor ve dönerek etrafında büyük bir karbondioksit kitlesi oluşturuyor. Kendini yok edene kadar bu dönüş devam ediyor ve bunun kendini yok etmesi, dünya üzerindeki bütün canlıların sonu anlamına geliyor.

3-Gulf Stream
Eğer bilmiyorsanız, Gulf Stream, Atlantik’te Calıifornia’dan Batı Avrupa’ya doğru akan bir çeşit sıcak su akıntısı. Bilim adamları bu akımın sıcaklağının son yıllarda azaldığını farkettiler. Eğer bu akım soğursa ya da durursa Batı Avrupa, binlerce yıl önceki haline yani tüylü mamutların buzlarla kaplı memleketi görümüne geri dönecek. Bu akımın sıcaklığının düşmesindeki en büyük etkenin küresel ısınma olduğu düşünülürse, hepimizin küresel ısınmayla mücadeleye daha fazla önem vermemiz gerektiği bir gerçek.

4-Küresel karartma
Bu da ne demek diye düşünüyorsanız, bunun anlamı tam da çağrıştırdığı şey yani atmosfere çeşitli gazların girmesi sonucu burada güneş ışınlarını engelleyen bir katmanın oluşması ve bu dünyanın yavaş yavaş sonunu getirmesi. Dünyadaki kirlilik bu kadar hızlı artmaya devam ederse, bu olayın gerçekleşmesi kaçınılmaz görünüyor. Bu olay gerçekleşirse, dünyanın bazı yerlerlerinde seller olurken bazı yerlerinde ise kuraklık olacak ve asit yağmurları da dünyayı yaşanmaz kılacak.

5-Metan gazı yayılımı
Metan gazı yayılmaya başlarsa, dünya ateş altında kalmış gibi olacak ve bu gazın yayılmasını engellemek imkansız olacak. Peki bu gaz neden ve nasıl yayılmaya başlayabilir? Küresel ısınma nedeniyle kutuplardaki donmuş topraklar erimeye başlarsa bu tonlar altında yüzyıllardır depolanmış metan gazı stokları açığa çıkacak ve yayılmaya başlayacak. Milyonlarca yıl önce gerçekleştiği gibi dünya üzerinde hiçbir canlı kalmayacak!

Bu şarkı adamı katil ediyor

Filipinler’deki karaoke barlarda Frank Sinatra’nın söylediği ‘My Way’ şarkısı yasaklandı. Gerekçe: Söyleyenlerle dalga geçenler yüzünden cinayetlerin artması!
nullAmerikalı şarkıcı ve aktör Frank Sinatra’nın 1969’da seslendirdiği ‘My Way’ (Benim Yolum) adlı şarkısı Filipinler’deki karaoke (müzik çalarken sözlerini ekrandan okuyarak şarkıyı söylemek) barlarda yasaklandı.

Gerekçe olarak bu şarkı yüzünden işlenen cinayetlerin sayısındaki artış gösterildi. Filipinler’de son yıllarda en az 6 kişinin ‘My Way’ şarkısı yüzünden hayatını kaybettiği bildirildi.

’HATA FARK EDİLİYOR’
Yetkililer cinayetlerin nasıl işlendiğini şöyle açıklıyor: “Bu şarkının sözlerini hemen herkes biliyor. Bu yüzden söyleyen hata yaptı mı diğerleri bunu farkediyor ve onunla dalga geçiyor.

Ayrıca şarkının ‘Hayatı dolu dolu yaşadım’ anlamına gelen sözleri de kişilerin egosunu güçlendiriyor. Bu ego patlaması sonucu dalga geçenlere sert karşılık veriyorlar. Çıkan kavga sonucu insanlar katil oluyor.”

‘My Way’in nakaratının Türkçe çevirisi şöyle:
‘…Hayatı dolu dolu yaşadım.
Her anayolu baştan sona dolaştım.
Ve dahası, çok daha fazlası, Hepsini keyfimce yaptım.
Pişmanlık mı? var elbette biraz.
Ama sözü edilmeyecek kadar az.
Hep yapmam gerekeni yaptım.
Ve hepsine istisna olarak baktım…’

İKİ ABD BAŞKANININ BAŞINA GELENLER

İKİ ABD BAŞKANININ BAŞINA GELENLERİ OKUYUNCA ŞAŞIRMAMAK ELDE DEĞİL.

AŞAĞIDAKİ BİLGİLER TAMAMEN GERÇEK BİLGİLERDİR.

Abraham Lincoln’un kongreye seçildiği yıl 1846.
John F. Kennedy’nin kongreye seçildiği yıl 1946.

Abraham Lincoln’un ABD Başkanı olduğu yıl 1860.
John F. Kennedy’nin ABD Başkanı olduğu yıl 1960.

Her iki başkan da bir cuma günü suikasta kurban gitti.
Her iki başkan da başlarına isabet eden kurşunla oldu.

Lincoln’un sekreterinin soyadı Kennedy idi.
Kennedy’nin sekreterinin soyadı Lincoln idi.

Lincoln ve Kennedy güneyliler tarafindan öldürüldü.
Lincoln ve Kennedy’nin koltuğuna güneyliler oturdu.
Yerlerine gelen başkanların soyadları Johnson’dı.

Lincoln’den sonra başkan olan Andrew Johnson’ın doğum yılı 1808′di.
Kennedy’den sonra başkan olan Lyndon Johnson’ın doğum yılı 1908′di.

Lincoln’u vuran John Wilkes Booth’un dogum yılı 1839′du.
Kennedy’yi vuran Lee Harvey Oswald’ıd doğum yılı 1939′du.

İki suikastçinin de üç ismi vardı.
İki suikastçinin de isimlerinde 15 harf vardı.

Lincoln, “Kennedy” isimli bir tiyatroda vuruldu.
Kennedy, “Lincoln” marka bir otomobilde vuruldu.

Lincoln’u vuran tiyatrodan kaçtı, bir depoda yakalandı.
Kennedy’yi vuran depodan kaçtı, bir tiyatroda yakalandı.

Her ikisi de davaları başlamadan öldürüldü.

Ve son olarak…

Lincoln ölmeden bir hafta önce Maryland Monroe’daydı.
Kennedy ölmeden bir hafta önce Marilyn Monroe’ylaydı.

Boyu uzun diye çocuk menüsü vermediler!

Ben Gardner ailesiyle birlikte İngiltere Gloucester’da bir Çin restoranında ilginç bir olay yaşadı.Çin yemeklerini çok seven Ben için babası 20 dolarlık çocuk mönüsünden istedi. Ancak, lokanta yetkilileri Ben’e boyu uzun olduğu için çocuk indirimli mönüden veremeyeceğini söyledi. Çünkü lokanta söz konusu yemekleri 140 santimden uzun çocuklara vermiyordu ve Ben 149 santimdi.
Bu duruma çok kızan Ben’in babası Babası Gareth öfkesini; “Birkaç hafta önce buraya geldik ve çocuk mönüsü aldık, herhalde benim oğlum bu kadar kısa sürede kocaman bir adam olmuş olamaz. Üstelik daha önce geldiğimizde boy ölçmemişlerdi. Şimdi de sadece 10 santim uzun olduğu için yemek vermediler. Böyle gülünç bir şey olabilir mi?” diye anlatırken restoran adına konuşan bir yetkili ise; “Neden böyle kızdıklarını anlamadım. Bizim de bazı kurallarımız var ve 140 santimden daha uzun olanları çocuk kabul etmiyoruz. Her isteyene çocuk mönüsü veremeyiz ki.” diyerek uygulamalarını savundu.

Arap Yarımadasının En Büyük Gövdeli Ağacı

Yemen’in başkenti Sana’a’da yapılan bilimsel bir toplantıya katılmak üzere bu ülkede bulunduğum kısa sürede pek çok ilkle karşılaştım. Kültüründen bitki örtüsüne yemeklerinden iklimine kadar pek çok şey benim için ilkti. Hayatının çok büyük kısmını 36-42 paralelleri arasında geçiren bir insan için 13-14. paralellerde bulunmak oldukça ilginç bir tecrübe! Akdeniz ikliminin o güzelim ortamından yaz ve kışın pek farklılık göstermediği bir bölge. Dolayısıyla bitki örtüsü oldukça farklı. Alışageldiğim çam ve maki yerine yeşilin az olduğu bir coğrafya. Ülkemin zengin bitki örtüsüne doğal olarak burada rastlayamadım ama Yemenli meslektaşlarımdan burada ilginç bitkilerin olduğunu öğrendim. Kongreye katılan bilim adamları botanikçi olduğumu öğrenince Taiz yakınlarındaki Al Turbah’da bulunan dev “El Garib ağacı”nı görmemi tavsiye ettiler. Ben de kongre bitiminde bu ağacı görebilmek için yaklaşık dört saat süren bir yolculuktan sonra Sana’a’dan Taiz’e oradan da yaklaşık bir saat süren (50 km) yolculuktan sonra Al Turbah’a ulaşabildim. Otomobille ilerlerken o kocaman ağacı görmemeniz mümkün değil. Önünüzde bir dev duruyor adeta. Arap yarımadasının belki de Ortadoğu’nun en geniş gövdeli ağacı bu. Bitkinin Latince ismi Adonsonia digitata L. olup Bombacaceae familyasından. Etrafta aynı türe ait başka bir örnek birey yok. Bitkinin gövdesi 50-100 mm arasında değişen kalınlığa sahip bir kabuk ile kaplı. Kabuk yeşilimsi kahverengi ve normalde düz bir şekilde. Ancak yaşlı ağaçların gövdelerinde olduğu gibi kabuk yılların etkisiyle oldukça katlı ve kıvrımlı bir görünüme sahip. Yapraklar el şeklinde ve 20 cm kadar uzunlukta olup sayıları 5 ile 9 arasında değişen parmak şeklinde yaprakçıklı. Çiçekleri beyaz renkte ortalama 20 cm boyunda ve salkım şeklindedir. Meyvesi yaklaşık 30 cm boyunda yeşilimsi kahverengi tüylerle kaplı yumurta şeklinde geniş bir kapsül tipindedir. Tohumları ise siyah renkli ve böbrek şeklinde.

Afrika kıtasının “Sub-Saharan” veya “Kara Afrika” denilen bölgesinde doğal olarak yayılış gösteren bu tür “Baobab” ismiyle bilinmektedir. Bitkinin bulunduğu yer ile Afrika arasında sadece Kızıldeniz var. Burada ağaca garip denmesinin nedeni çok basit. Yaşının yerli halk tarafından bilinmemesi ve gövdesinin çok büyük olması. Tanıtım tabelasında bu bitkinin yaklaşık olarak 20.00 yaşında olduğu belirtili-yor. Hemen hemen 15 m yükseklikte ve 35 m çevresi olan yaprak döken bir ağaç. Koca gövdesinin sıcak mevsimlerde dışarıdan suya ihtiyaç göstermeyecek miktarda su depo ettiği bilinmektedir. Bu bitkinin tüm kısımları insanlar tarafından kullanıldığından ekonomik bir öneme sahiptir. Meyveleri C vitamini açısından oldukça zengindir. Hem meyvesi hem de çekirdeği yiyecek olarak tüketilmektedir. Yerli halk tarafından özellikle yaprak ve meyvesi tıbbi amaçlarla kullanılmaktadır. Taze yapraklarından çorba yapılmakta genç kökleri yenilmektedir.

Güney Afrika’da bu türe ait pek çok dev ağaçların olduğu bazı çalışmalarla rapor edilmiştir. Dünyanın en geniş gövdeli Baobab ağacı ise Güney Afrika’nın Tzaneen (Limpopo) Kasabasında bulunuyor. Karbon yöntemiyle bu bitkinin yaklaşık 6000 yaşında olduğu tespit edilmiş çevresi ise 468 m olarak ölçülmüştür.

Eğer yolunuz bir gün Arap Yarımadası’nın en güneyine düşerse bu ağacı muhakkak görmelisiniz. Belki bu ağaca neden “garib” adının verildiğini de ancak o zaman anlayabilirsiniz.

Sevgililer gününde ne yapılmalı

1. Gül Yaprakları

Gül yapraklarını her yerde kullanmanız mümkün. Evin içinde yatağınıza gül yapraklarından bir yol yapabilirsiniz. Gül yapraklarını yatağınıza serpebilirsiniz. Yatakta gül yaprakları inanılmaz bir romantizm yaşatır. Bulunduğunuz ortam müsaitse ve birine yaptırma imkanınız varsa, muhabbetinizin en romantik anında üstten masanıza ya da hemen yanınıza gül yaprakları serptirebilirsiniz. Evlenme teklif edecekseniz hayır demesi imkansız :)

2. Fotoğraf Sürprizi

Birlikte çekilmiş en sevdiğiniz fotoğrafları bir fotoğrafçıya giderek çerçevelettirin. Fotomontaj yoluyla ikinizin fotoğrafına çok güzel bir hava katabilirler. Mesela kalp içinde ikinizin fotoğrafı. En sevdiğiniz fotoğraflardan küçük bir albümde hazırlamanız hoş olabilir.

3. Aşkınızı Çizin

Eğer resim yapabiliyorsanız ya da çiziminiz kuvvetliyse, aşkınızı kağıda yansıtmaya ne dersiniz? Onun fotoğrafını en zarif çizgilerle kağıda dökün.

4. Mum Işığında Yemek
Belki biraz klasik, ama hala en romantik alternatiflerden biri mum ışığında bir akşam yemeği. İster bir restoranda, isterseniz en sevdiği yemeklerden oluşan bir mönü eşliğinde evde; hafif bir müzik eşliğinde bu gecenin keyfini çıkarabilirsiniz.

5. Romantik Mum Yolu
Mumların romantik gücü tartışılmaz! Evinizin giriş kapısından başlayarak yatak odanıza kadar yere küçük, renkli mumlar yerleştirerek bir ‘mum yolu’ yaratın. Eşiniz yatağınızın kenarındaki son muma ulaştığında kendisini orada bekliyor olun. Bunu gül yapraklarıyla daha romantik hale getirmeniz mümkün.

6. Küçük Tatlı Hediye
İstediğiniz boyda bir ayakkabı kutusu edinin ve üzerini resim, yazı, fotoğraf, çiçek, vs. ile süsleyin. İçine de en sevdiği şekerlerden veya çikolatalardan doldurun. Bir de ‘sen bunlardan çok daha tatlısın’ yazılı bir kart eklemeyi unutmayın.

7. Biraz Macera
Çılgın bir kişiliğe sahipseniz, onun işyerinde dış cephe camları silen asansöre binin. Çalıştığı kata geldiğinizde camı tıklatıp ’seni seviyorum’ yazan notu gösterin. Türkiye’de bunu pek yapamazsınızda, karşı binaya gidip camına taş atıp önce onu telaşlandırıp, sonra seni seviyorum pankartını da gösterebilirsiniz. Ama bunun sonucu ne olur çok emin değilim :) bizimkiler çakıl taşı yeine bildiğimiz taşlardan atıp camı kırabilirler :)

8. Aşkınızı Anons Edin
O gün birlikte bir mağazaya alışverişe gidin, sonra birden ortadan yok olun ve onu ne kadar çok sevdiğinizi mağazada mikrofonlar aracılığıyla anons edin. Elbette tüm bunları mağaza yetkilileriyle önceden organize etmeyi unutmayın.

9. Özel Bir Gece
Uzun zamandır onunla yalnız kalamadığınızı mı düşünüyorsunuz? O zaman maddi durumunuza göre şık bir otelde bir oda ayırtın ve bu özel günün başbaşa tadını çıkarın.

10. Nostalji Yaşatın
Onu eski zamanlara geri götürmek ve gülümsetmek istiyorsanız, kenarda köşede unutulmuş mutlu bir çocukluk fotoğrafını büyüttürüp çerçeveletin.

11. Bir Tekne Kiralayın
Eğer sevgiliniz denizi seviyorsa, onun için küçük bir tekne kiralayabilirsiniz. Ay ışığında yapacağınız romantik bir gezi hoş bir sürpriz olabilir.

12. Ona Özel Şiir
Eğer gerçekten romantizm rüzgarları estirmek istiyorsanız, sevdiğiniz için bir şiir yazmayı deneyebilirsiniz. Kırmızı bir kağıda dökeceğiniz satırlardan oluşan şiiri küçük bir kalp kutuda hediye edebilirsiniz. Çok harika bir şiir olması o kadar da önemli değil, önemli olan içinizdeki duyguları ona yansıtmanız.

13. Evde Piknik
Bahar aylarında yemyeşil kırlarda piknik yapmak çok güzel olabilir. Ama bu mevsimde de imkansız değil. Salonunuzda kocaman bir alan açın ve yere bir piknik sofrası kurun. Kokulu mumlar, loş bir ışık ve romantik bir müzik ortamı daha da farklılaştıracaktır.

14. Kendi Puzzlenızı Yapın
Büyük bir kartondan kalp şekli yapın ve üzerine bir aşk sözcüğü yazın. Sonra bu kartonu dilediğiniz kadar küçük parçalara bölüp şık bir kutunun içinde ona armağan edin. Ardından bu parçaları birleştirerek puzzle yapmasını isteyin.

gul rose6 1 e1265371572271 Sevgililer gününde ne yapılmalı

15. Billboard’da İlan-ı Aşk
Eğer maddi durumunuz elveriyorsa, evinizin yakınlarında bir billboard kiralayın ve ona ordan aşkınızı ilan edin.

16. Aşkınızı Kaydedin
Bir kaset veya CD’ye onu ne kadar sevdiğinizi ve sizin için ne kadar önemli olduğunu anlatan bir konuşma kaydedip ona hediye edin. Bunu resimlerinizle birlikte bir video şeklinde yapmanız daha da güzel olacaktır. Tabi videoya güzel bir fon müziği eklemeyi unutmayın.

17. Arabasını Süsleyin
Arabasına çiçekler, çikolatalar ve aşk sözcüklerinin bulunduğu minik notlar yerleştirin. Sonra da bir bahane uydurup onu arabaya gönderin.

18. Aşk Balonu
Ona aldığınız hediyenin ucuna üzerinde ’seni seviyorum’ yazan kocaman bir balon bağlayıp yatak odasında yatağın üzerine koyabilirsiniz.

19. Ona Özel Aşk Şarkısı
Müzikle aranız iyiyse, ona aşkınızı anlatan bir şarkı yapmaya ne dersiniz? Tabii şarkıyı da kendiniz söylemek şartıyla.

20. Radyodan Aşk İlanı
Sürekli dinlediği bir radyo programı varsa, ona bu program aracılığıyla da aşkınızı ilan edebilir ve şarkınızı gönderebilirsiniz. Elbette bunun organizasyonunu önceden planlamalısınız. Bunu başka ortamlarda da organize etmek gayet mümkün.

21. Sade ve Romantik
İster çalıştığı işyerine, isterseniz eve; ona ‘Seni seviyorum’ notuyla göndereceğiniz tek bir kırmızı gül kalbini ısıtacaktır. Yalnız size gül için bir önerim olacak. Gülün yanına bir şiir iliştirebilirsiniz ve gül kutusuna gül yapraklarıda koymanız çok daha romantik bir ortam oluşturacaktır. Hiçbir kız gül yapraklarına dayanamaz.

22. Ona Özel Havai Fişek Gösterisi
Maddi durumunuz elveriyorsa, onun için bir havai fişek gösterisi düzenleyebilirsiniz.

23. Sevginizi Örün
En sevdiği renklerden oluşan bir atkı veya bere örüp, soğuk kış aylarında içinin ısınmasını sağlayabilirsiniz.

24. Gazeteye İlan Verin
Her Sevgililer Günü’nde gazetelerde aşk ilanları yayınlanıyor. Siz de gazeteye bir ilan vererek, ona olan aşkınızı herkese duyurabilirsiniz.

25. Aşk Pastası
Sevgililer Günü’ne özel bir pasta yapabilirsiniz. Kırmızı gıda boyası kullanarak kalp şeklinde bir pasta yapın ve üzerine krem şantı ile ’seni seviyorum’ yazın.

26. Yatakta Kahvaltı
Belki diğer günlerde de bunu yapıyorsunuz, ama çiçekler, aşk sözlerinin bulunduğu minik kartlar ve küçük bir hediye eşliğinde bu özel günde yapılacak kahvaltı da özel olacaktır.

27. Şarkılarınızı Kaydedin
Sizin için özel olan bütün şarkıları bir kasete veya CD’ye kaydedin. Kapağını da birlikte çekilmiş bir fotoğrafınızla süsletin.

28. Ofiste Sürpriz
İş yerindeki çekmecesine, odasının duvarlarına, sandalyesine, dolaplarının üzerine yani kısaca onun ulaşıp görebileceği her yere tatlı sevgi mesajları yerleştirebilirsiniz.

29. Küçük Bir Tatil
Eve dev bir dünya haritası alın ve en sevdiği ülkeleri kalplerle işaretleyin. Bir kalbin içine de ‘çekmeceye bak’ ya da benzeri bir not yazın. Çekmeceye de o ülkeye gitmek için iki tane uçak bileti koyun.

30. Posterini Asın
İkinize ait en sevdiğiniz resmi poster olacak kadar büyüttürün ve bu posteri gideceğiniz mekana asın.

31. Minik Bir Dost
Eğer uzun zamandır kedi, köpek, kuş veya balık sahibi olmak istiyorsa, neden Sevgililer Günü’nde olmasın?

32. Sahnede Aşk
Sadece ikiniz için bir tiyatro salonu kiralayın ve sahneye şık bir sofra kurun. Perde açıldığında ve garson sizi sahneye davet ettiğinde tüm salonu romantizm kaplayacaktır.

33. Yollarına Gül ya da Gül Yaprakları Serpin
Eğer bir restoranda yer ayırttıysanız, kapının girişinden masanıza kadar olan yola önceden gül döktürün ve gül yaprakları arasında ona masaya kadar eşlik edin.

34. Size Özel Takı
İster başharflerinizden oluşan bir kolye ucu, isterseniz isimlerinizin yazılı olduğu bir yüzük ya da herhangi başka bir takı. Önemli olan sadece size özel olması.

35. Hikayenizi Yazın
Nasıl tanıştığınızı ve onu ne kadar çok sevdiğinizi satırlara döküp bunu küçük bir mektup olarak bastırabilirsiniz.

36. Aşkınızı Gökyüzüne Yazın
İmkanınız varsa küçük bir uçak kiralayın ve kuyruğuna aşkınızı anlatan bir afiş astırın.