BuNLaR GeRÇeK oLaMaZ:) demeyinn maleseff gerçek :)))

Gözü kanlanınca hastaneye giden Ahmet Dede’ye gebelik testi yapılması, annesinin kılığına giren adamın iki yıl maaÅŸ çekmesi, babasının BMC kamyonlarına hayranlığı sebebiyle kızının adını Bemece koyması, ata aşırı hız cezası kesilmesi size fıkra gibi mi geldi? Bu kadarı ancak Türkiye’de olur dedirtecek bu olaylar fıkra deÄŸil gerçek.

Erol Elmas’ın parantez yayınlarından çıkan ‘Fıkra deÄŸil Gerçek ‘ isimli derleme kitabında yurdumuzda olmuÅŸ ve gazetelere yansımış birbirinden ilginç bu olaylar anlatılıyor.

Adını ‘BMC’ koydu

Åžanlıurfa’nın Ceylanpınar İlçesi’nde kamyon sürücüsü Mehmet Yıldız, 28 yıl önce hayalini kurup alamadığı kamyonun markasını kızına ad olarak verdi.

10 yıl önce vefat eden Yıldız’ın 1976 doÄŸumlu kızı Bemece Ay, ‘Herhalde dünyada kamyon adı taşıyan tek kadın benim.Adımı deÄŸiÅŸtirmek için müracaatımı yapacağım’ dedi. (Hürriyet Gazetesi 16.11.2004)

Veresiye WC

Kelkit ilçe merkezinde Belediye İşhanı’nın tuvalet iÅŸletmeciliÄŸini yapan Sadullah Kurban tuvaleti kendi imkanlarıyla ayakta tutuyor. Kurban, ‘Belediye BaÅŸkan’ı bana yardım etsin.Hiç deÄŸilse temizlik malzemelerinin alımını karşılasın.Son günlerde herkes deftere yazdırmaya baÅŸladı.Altından kalkamıyorum’ dedi.(Gündem Gazetesi 16.05.2005)

Hatalı önlem

Erzurum’un Boşçakmak köylüleri, dört katlı apartman büyüklüğündeki kayayı, köylerine düşmesin diye halatla baÄŸladı. (Aksiyon Dergisi Sayı 476)

Noter kapalı

Bir Kurban Bayramı’nda paÅŸalarımızdan biri, yakın akrabalarından birine ‘Bizim kurbanların kesilmesi için de vekalet verin’der. Büyük bir saygıyla ‘baÅŸ üstüne’ deyip oradan ayrılan yakın akraba, birkaç saat gözden kaybolur. Döndüğünde ‘Efendim vekalet verecektik; ancak noterler kapalı’demiÅŸ. (Zaman Gazetesi 08.03.2005)

Tanker yanar mı

Bursa’da C.Kahraman, park halindeki tankerde mazot olup olmadığını, çakmakla kontrol etmek istedi. Alevler içinde kalan Kahraman ile E.A. (15), yaralandı. (Takvim Gazetesi 04.07.2004 )

Keçi Muharrem

Soyadının açıklanmasını istemeyen 28 yaşındaki güvenlik görevlisi Muharrem K., reklam filmindeki ‘Keçi Muharrem’ nedeniyle bir GSM firmasına tazminat davası açtı. Reklamdaki ‘Muharrem’ adlı keçi nedeniyle alay konusu olduÄŸunu, kendisiyle ‘Keçi Muharrem’ diye dalga geçildiÄŸini öne süren güvenlik görevlisi, Medeni Kanun’un 24 ve 25′inci maddelerine göre kiÅŸilik haklarına saldırı yapıldığı gerekçesiyle 5 milyar lira tazminat ve reklamın yayından kaldırılmasını istedi.

(Radikal Gazetesi 08.03.2005)

ilginç muhabbet

Genç adam, İstanbul’dan Ankara’ya otobüs ile giderken, Bolu dağında verilen molada hemen tuvalete koÅŸtu. BoÅŸ bir kabin bulup kendini oraya attı. Tam oturmuÅŸtu ki yan kabinden bir ses duydu: ‘Merhaba’ dedi yandaki. Bizimki ÅŸaÅŸkın ÅŸaÅŸkın ‘Merhaba’ diye cevap verdi. KomÅŸusu devam etti: ‘Nasılsın?’ Adamın ilk defa başına böyle bir ÅŸey geliyordu… Aynı ÅŸaÅŸkınlıkla cevapladı: ‘SaÄŸol, iyiyim… Sen nasılsın?’ dedi.Karşı taraf; ‘Ne yapıyorsun?’. Bizimki bir an tereddüt geçirdi. Adam onun tuvalette olduÄŸunu bildiÄŸi halde ne yaptığıyla neden ilgileniyordu ki? Konuyu deÄŸiÅŸtirmek ihtiyacıyla ‘Ben…’ dedi, ‘İstanbul’dan gelip, Ankara’ya gidiyorum. Sen nereye gidiyorsun?’. KomÅŸunun bir sonraki cümlesi bu muhabbeti sona erdirdi: ‘Hayatım, telefonu kapatıyorum. Yandaki tuvalette bir geri zekalı var. Sana sorduÄŸum sorulara cevap verip duruyor. Ben seni daha sonra ararım.’ (Sabah Gazetesi 27.11.2004)

Ata hız cezası

Olay, Erzurum’da oluyor. Alper Ayber isimli genç, öğle saatlerinde, hurda yüklü at arabası ile giderken, Palandöken semti Mevlana Caddesi üzerinde, trafik ekiplerinin uyarısı üzerine, at arabasını durduruyor.

Trafik polisi, atının ‘hız sınırını aÅŸtığı’ gerekçesiyle, 45.80 YTL ceza kesiyor. ÅžaÅŸkına dönen sürücü ‘Bu nasıl ceza, hurda yüklü at arabası ile hız sınırını nasıl aÅŸabilirim?’ diye itiraz edecek gibi oluyor ama bakıyor ki boÅŸuna!.. Çaresiz, cezayı ödüyor. (Hürriyet Gazetesi 26.06.2005)

SSK’da mucizeler

Hayatta olan bir SSK’lıya 5 kez otopsi yapılmış. (Yapan hastaneyi ve 5 otopsiye raÄŸmen hala hayatta olan vatandaşı kutlamak gerek!)

Bir hasta günde 4. 303 defa muayene olmuÅŸ ve karşılığında 7, 5 milyar TL ‘ödenmiÅŸ’. (Böyle bir muayeneyi gerçekleÅŸtirme baÅŸarısını gösteren kurum, İstanbul’umuzun ‘güzide’ bir üniversite hastanesi!)

Bir hastanın tam 134 kez tomografisi çekilmiş. Ve 5 milyar 528 milyon TL fatura kesilmiş. (Hasta, değil bu kadar tomografiye, vesikalık fotoğraf çekmeye bile dayanamaz. )

56 defa lavman (bağırsakların boÅŸaltılması), 1. 204 defa iÄŸne yaptıran, 197 defa sonda taktıran hastalar var. (’Ne hastaymış be!’ dedirtecek cinsten. Bir iÄŸneye bile dayanamayanlara duyurulur!)

Bir hastaya sadece bir reçeteyle tam 48 milyarlık ilaç yazılmış. (Bu reçete tıp müzesine konulmalı. )

Bir kiÅŸiye tam 171 kan tahlili yapılmış. (Kansızlıktan düşüp bayılmadığı için hastayı tebrik etmek lazım! İlgili doktoru ayrıca… )

Bir başka hastanın tam 161 kalp filmi çekilmiş. (Bu kadar filmden sonra insan kalpten giderdi. )

Anne-baba yaÅŸlı; çocuk annesini-babasını boÅŸatıyor, kendisi de eÅŸini boÅŸayıp, ölmek üzere olan SSK’lı babasıyla evlendiriyor. Bir süre sonra yaÅŸlı baba ölünce, sigortalının dul eÅŸine de belki de 40-50 yıl hak etmediÄŸi bir maaÅŸ baÄŸlanıyor. ( Bu ne cesaret?!)

Yazarı kitabı anlatıyor

Ben iki yıl Ustura Dergisi’nde ‘Meclis Çaycısı Tek Åžeker Dursun anlatıyor’ köşesini yazdım. Türkiye’de mizah yazarı olmak gerçekten çok zor. Niye? 70 milyon mizahçı var da ondan.

Adliye adalet dağıtırken, soğuk duvarların arasında insani sesler, sıcak yaklaşımlar da olur. Bu bazen bir hakim fırçası, bazen de bir sanık ifadesidir. Hukuk literatürüne halkımızın mizahi yaklaşımıdır. Mizah yapma niyeti ile değildir ama sonunda ortaya çıkan acı bir tebessüm, muzip bir yaklaşımdır.

Sağlık ciddiye alınması gereken bir meseledir. Hastaneler feryat figan,doktorlar neşterli dostlardır. Her canı yananın feryadı kendi sesince, çıkar. Kimi ağlatır bizi, kimi güldürür. Hiçbir söz, bir neşter kadar can yakamaz. Olsa olsa yumuşatır acıları ve hayatın gülen yüzüdür. Bu kitapta yer alanlar ise ince bir mizah, hayata, hastalıklara ve acılara nanik yapmaktır.